reklamsız bir kent mümkün mü?

Posted on 28 Aralık 2011

15


482785693_47f6d8c661_o

Brezilya’nın en büyük şehri açıkhava reklamlarının yasaklanmasından beş sene sonra, hiç olmadığı kadar canlı

 

Reklamlardan arındırılmış 11 milyonluk bir kent hayal edin. Şu anki kentsel peyzajımızın renk ve kargaşasının birbirlerinden ayrılamayacak şekilde McDonald’s’ın altın ark veya Coca-Cola’nın derin kırmızısı ile birlikteliği düşünüldüğünde neredeyse imkansız. Lakin, São Paulo (Brezilya) sakinlerinin bu durumu hayal etmeleri gerekmiyor: basitçe kentlilerin sokakta yürürken etraflarına bakmaları reklamsız bir şehir görmeleri için yeterli. Eylül 2006’da São Paulo’nun populist belediye başkanı, Gilberto Kassab, dükkanların önü, otoyol ve billboardlar dahil olmak üzere bütün açıkhava (outdoor) reklamları yasaklayan, “Temiz Kent Yasası” diye anılan kanunu geçirdi.

Yasa henüz çıkmadan, kentin iş dünyası ve ekonominin diğer bileşenleri arasında tehlike çanlarını çaldırdı. Eleştirenler, reklam yasağının 133 milyon dolarlık gelir ve 20 bin istihdam kaybına yol açacağından endişelenmişlerdi. Kent sakinleri, reklam maskesi düşmüş şehirlerinin daha da çirkin gözükeceğinden korkarak alarma geçmişti. Endişelere rağmen, yasa geçti ve dünyanın yedinci büyük şehrine dağılmış 15000 billboard indirildi.

Beş yıl sonra, São Paulo reklamlar olmadan da var olmaya devam ediyor. 2011 yılında yapılmış bir ankete göre, ekonomik çöküş ve estetik bozulmaya sebebiyet vermek yerine, kent sakinlerinin %70’i yasağı faydalı buluyor. Beklenmedik bir şekilde, slogan ve logoların ortadan kaldırılması daha önce gözden kaçan mimariyi, uzun bir süredir gizlenmiş zengin bir kentsel güzelliği gözler önüne serdi.

Brezilya’nın en büyük gazetesi Folha de São Paulo muhabirlerinden  Vinicius Galvao, NPR ile yaptığı bir mülakatta, “São Paulo oldukça dikey bir kent” diye belirtir. “Bu onu fazla coşkun yapıyor. Propaganda, logo ve billboardlarla örtüldüklerinden eski yapıların mimarisini farkedemezdiniz bile. Ve hiçbir kriter de yoktu.”

Artık dayatmacı ve homojen tabelalarla örtünmeyen São Paulo’nun eşsiz karakteri yeniden gün ışığına çıkabildi. Kabul etmek lazım, açığa çıkan herşey güzel değildi: Bir zamanlar devasa tabelaların arkasında gizlenmiş gecekondular görünür kılındığında kentteki muazzam eşitsizlikler de ortaya çıktı. Ancak bu durumun gün ışığına çıkartılması yurttaşlar arasında yaşamalanlarının iyileştirilmesi noktasında tartışmaların da başlamasına yol açtı. Bundan böyle gerçek problemler yapay çözümler ile maskelenemeyecekti.

Bugünün sentetik boyalı kentlerinde, insanlar kentsel canlılığın neon ışık ve reklam kampanyalarından türediğini zannediyorlar. São Paulo’daki yasak dünyaya gerçek lezzeti sağlayanın bir kentin sakinleri ve kültürel mirası olduğunu hatırlattı.

NPR’a konuşan Galvao, “eskiden referansım büyük bir Panasonic billboard’uydu,” der. “Ancak şimdi (devasa tabela örtüsünden sıyrılmış) art deco bir yapı. Dolayısıyla kentte yeni referans noktaları ediniyorsunuz. Kent artık yeni bir dil, yeni bir kimlik kazanıyor.”

Umutla, bir gün dünya genelinde topluluklar bu yeni dil ve kimliği benimseyebilir ve toplu üretim görünüşler yerine kendilerinin eşsiz özelliklerine odaklanabilirler.

This slideshow requires JavaScript.

Kaynak: http://www.newdream.org/resources/sao-paolo-ad-ban

Fotoğraflar: Tony de Marco

Çeviri: Yaşar A. Adanalı

Paylaşım için Sinan Erensü’ye teşekkürler